Kronik Yaralarda Tedavi ve İyileşme Süreci
Kronik Yaralarda Tedavi ve İyileşme Süreci
Yara bakımında yaranın durumuna göre çok çeşitli pansuman malzemeleri kullanılmaktadır. Bu malzemelerin bir kısmının anti-mikrobik etkisi varken bir kısmı sadece sağladığı emici etkiyle kendini gösterir.
Pansuman (Fr; pansement, İng; wound dressing), yaranın temizlenerek kapatıcı bir malzeme ile örtüldüğü ve üzerinin sargı ya da steril gaz bezi ile kapatıldığı bakım işlemidir. Bu amaçla kullanılabilecek temizleme ve kapatma malzemeleri anlamında çok geniş bir ürün yelpazesi ortaya çıkmıştır.
Temiz bir yaranın pansumanında en standart tedavi ayağın sabunlu su ile yıkanıp durulanarak yaranın nemini koruyacak bir jel/krem ya da pomad ile kaplanıp üzerine steril gaz bezi (in; gause), kapatmak ve bantlamaktır. Burada İngilizce adından da anlaşılacağı üzerine halk arasında yanlış bilinen bir kavram da gaz bezidir. Bu bezler pamuktan imal edilir ve herhangi bir gaz ya da kimyasal madde ile muamele edilmemişlerdir.
Kirli yaranın bakımı daha özelliklidir. Kirli yara enfeksiyona sahip yara anlamında düşünülmemelidir. İnşaat, trafik kazaları, iş kazaları gibi kazalarda gelişebilen ve üzeri yabancı maddelerle kaplı yaralardır ve enfeksiyon potansiyeli taşırlar. O nedenle bu tip yaralanmalar en azından lokal anestezi sağlanarak litrelerce fizyolojik serum ya da olay yerinde vakit kaybedilecekse en azından temiz su ile yıkanmalıdır. Ameliyathanede özel fırçalar ile yara hattı fırçalanıp olası enfeksiyon ajanları uzaklaştırılmaya çalışılır. Yaranın kapatılma aşamasında çeşitli seçenekler kullanılabilir.
Yaranız hangi renkte? Üzerinde akıntı var mı? Akıntı varsa hangi renkte ve kötü kokulu mu? Yaranızın etrafında sıcaklık artışı var mı? Yaranızın olduğu bölgede şiddetli ağrı var mı?
Gangren şeklindeki bir kuru nekroz kabuğunu yatay bir şekilde cerrahi olarak kaldırıp aldığımızda zeminden kirli sarı- yeşil renge yakın iltihaplı, akıntılı ve kötü kokulu bir doku ortaya çıkabilir. Burada söz konusu rengi veren aslında gangren kabuğunun altında üremiş olan bakterilerin salgıladığı doku eritici enzimlerdir. Kollajenaz, hiyaluronidaz, elastaz gibi bu enzimler özellikle bağ dokudaki proteinleri parçalayarak dokunun gevşemesini ve bakterilerin daha derine doğru çoğalarak göç etmesini sağlarlar. Burada gördüğümüz kirli sarı renkli doku da ölü dokudur ve ameliyathane şartlarında bu ölü dokunun temizlenerek, zeminde üzeri kazındığında iyi kanayan dolayısıyla iyi beslenen bir doku elde edilene kadar tabakalar halinde alınması gerekir. Sonrasında çeşitli yara bakım malzemeleri ile pansuman yapılır. Günlük pansumanlarla yara dokusunda granülasyon dokusu dediğimiz iyileşme dokusu belirecektir. Böylece kırmızı turuncu renkli zeminde parlak tomurcuklar halinde bir doku yarayı kaplar. Bu doku artık yaranın ya kendi kendine iyileşebileceği ya da deri yaması türü çözümlerle iyileştirilebileceği aşamaya gelindiğinin işaretidir.
Yara bakım sürecinde sadece yaranın boyutunun küçülmesi takip edilmez. Aralıklı olarak yüzeyden ve bazen gerekli olduğu durumlarda derin dokulardan örnekler alınarak mikrop üremesi açısından incelenmelidir.
Yaradan özel steril pamuklu çubuklar değdirilerek elde edilen numune mikrobiyoloji laboratuvarında değerlendirilir ve özel kültürlerde, belli bir mikroorganizmanın üreyip üremediğine bakılır.
Özellikle doku numunesi alınarak da derin dokulardaki bakteri olup olmadığı ve varsa miktarı tahmin edilebilmektedir. Bir yaranın santimetre küpündeki bakteri miktarı 100.000’in üzerinde ise yarada enfeksiyon geliştiği söylenebilir. Bu sayım özel cihazlarda gerçekleştirilir. Yara enfeksiyonunu